Diyabet ile sağlıklı yaşamanın olmazsa olmaz 10 altın kuralı

Diyabet yani şeker hastalığı, kan şekerindeki bozuklukla kendini gösteren bir hastalık olup yüksek kan şekeri düzeyleri ile seyrediyor. Dünya Sağlık Örgütü verilerine göre dünyada 422 milyon diyabet hastası bulunurken her yıl diyabet nedeniyle gelişen böbrek yetmezliği, kalp hastalığı ve felç nedeniyle 1.6 milyon insan hayatını kaybediyor. Oysa diyabet uygun beslenme, ilaçlar ve egzersiz ile tedavi edilebiliyor hatta düzenli takip ile oluşturacağı hasarlar da önlenip geciktirilebiliyor! Diyabete karşı farkındalık yaratmak amacıyla her yıl 14 Kasım Dünya Diyabet Günü kapsamında İç Hastalıkları Uzmanı Dr. Ozan Kocakaya milliyet.com.tr Pembenar’a özel açıklamalarda bulundu ve diyabetle yaşamın 10 altın kuralını tek tek açıkladı… MİLLİYET.COM.TR / PEMBENAR ÖZEL

ABONE OL

Şeker hastası olmak favori yiyeceklerinizden vazgeçmeniz anlamına gelmez ancak karbonhidrat ihtiyacınız yaşınıza, hareket düzeyinize, kan şekeri kontrolünüzün nasıl seyrettiğine göre değişir. Kalp hastalığı riskinizi azaltmak için trans yağ ve doymuş yağ tüketiminizi azaltmalısınız.

Bir beslenme ve diyetetik uzmanından yardım alarak yiyeceklerin karbonhidrat – protein – yağ ve lif içerikleri konularında fikir alabilir, besinlerin etiketlerini nasıl okuyacağınızı öğrenebilirsiniz. Öğünlerinizi planlamak, dışarıda yemek yiyeceğiniz zaman menüden doğru seçimleri yapmak, alkol tüketiyorsanız miktarını doğru ayarlamak da hem kan şekeri hem de kilo kontrolünüzde anahtar öneme sahiptir.

2-Fiziksel aktiviteyi ihmal etmeyin

Fiziksel aktivite diyabet hastaları için hiçbir yan etkisi olmayan mükemmel bir ilaçtır. Sadece kan basıncınızı ve LDL (kötü) kolesterolünüzü düşürmekle kalmaz, HDL (iyi) kolesterolünüzü yükseltir, kaslarınızla birlikte kalp ve akciğerlerinizi de güçlendirir, kalorilerin yakılmasını sağlar. Uykularınızı düzenler, stres düzeyinizi azaltarak kan şekeri kontrolünüze yardımcı olur.

Kan şekeri kontrolü için haftada 4-5 gün 25-30 dakikalık egzersizler öneriyoruz ancak amacınız kilo vermekse haftada 5 gün egzersiz yapmayı hedeflemeli ve günde 45-60 dakikaya uzatmalısınız. Eğer zaman bulamıyorsanız sabah 15 dakika, öğle 15 dakika ve günün sonunda da 15 dakika ayırmayı deneyin. On dakikalık egzersizler bile hiç yoktan iyidir.

3-Kan şekerinizi takip edin

Şunu unutmayın ki kan şekeriniz çok yüksekken bile kendinizi iyi hissedebilirsiniz ve diyabetinizin kontrolünü hislerinize emanet etmemeniz gerekir. Ölçümler, diyabetinizin kontrolünde olmazsa olmazdır.

Bunun için iki yöntem kullanabiliriz: Doktorunuz tarafından hemoglobin A1C tetkiki istenmesi veya evde kendi glukometreniz ile ölçümler yapmak.

4-Tedaviye uyum gösterin

Diyabet tedavisinde farklı mekanizmalarla etki eden birçok hap, yapısındaki küçük değişikliklerle hızlı veya uzun etki süresine sahip olan insülinler bulunur. Doktorunuzla birlikte yaşınıza, sağlık durumunuza ve kan şekeri hedeflerinize göre tedavinize karar vermeniz ve bu kararları uygulamanız gerekir.

5-Kan şekerinde ani düşüş ve yükselişleri yönetmeyi öğrenin

Şeker yükselmesinin belirtilerini öğrenmek, bunun sebebini tespit etmek ve düşürmek için neleri hangi sırayla yapacağınızı bilmelisiniz. Aynı şekilde düşüşler olursa paniğe kapılmadan nasıl yükseltebileceğinizi, kan şekerinizi yükseltmek için uygun olan ve olmayan besinleri doktorunuzla mutlaka görüşmelisiniz.

6-Hasta olduğunuz günlere dikkat edin

Diyabetliyseniz hasta olduğunuzda özellikle dikkatli olmanız gerekir. Basit bir nezle, grip, ishal bile kan şekerinizi yükseltebilir. İştahınız kapansa, çok az yeseniz bile enfeksiyonla savaşırken artan insülin ihtiyacı nedeniyle kan şekeriniz çok yüksek değerlere ulaşabilir.

Hafif hastalıklarda günde 3-4 kez, daha ağırsanız 3-4 saatte bir ölçüm yapmalı ve doktorunuza haber vermelisiniz. Sağlıklı olmak önlem almakla başlar. Yıllık grip aşınızı mutlaka olun.

7-Ayak bakımına hassasiyet gösterin

Diyabetlilerin ayakları iki nedenle enfeksiyonlara karşı hassastır. Bunların ilki yüksek kan şekerinin yol açtığı sinir hasarı nedeniyle ayaklarda acı hissinin zayıflaması ve buna bağlı olarak yaralanmaların daha küçükken önlenememesidir.

İkinci risk ise yüksek kan şekeri nedeniyle harap olan damarların ayaklara yeterince oksijen ve enfeksiyonlarla savaşacak hücre taşıyamaması nedeniyle doğmaktadır. Ayaklarınızda herhangi bir yara, kızarıklık, çatlak veya nasır olup olmadığını günlük olarak kontrol etmeniz gerekir.

8-Bazı sayılara önem verin

Bir diyabetik ya diyabeti yüzünden ölür ya da diyabeti ile yaşar diyabeti ile ölür. Hiçbir diyabet hasarı sizin için kader değildir.

Hemoglobin A1C düzeyiniz, kan basınçlarınız (tansiyonunuz), kolesterol değerleriniz ve trigliseridler, idrarda protein kaçağınızın olup olmaması sizin diyabet yüzünden ölüp ölmeyeceğinizi belirler.

9-Gebelik sürecini kontrol altında tutun

Kadın diyabetiklerin özellikle gebelik öncesinden başlayarak kan şekeri kontrolüne dikkat etmeleri, gebelik süresince de insülin, beslenme ve fiziksel aktiviteden oluşan uygun bir planla geçirmeleri sağlıklı bir bebek sahibi olmalarını sağlayacaktır.

Doğum sonrasında da uygun bir tedavi ile emzirme ve doğum kilolarından kurtulmak mümkün olabilecektir.

10-Hazırlık, hazırlık, hazırlık

“Hazırlıklı olmak” etkin bir diyabet tedavisinin özetidir aslında. Doktora gitmeden önce ilaçlarınızın listesini (sadece diyabet ilaçları değil, reçeteli reçetesiz bütün ilaçlarınızı) hazırlamalısınız. Kan şekeri ölçümlerinizi mutlaka yanınıza aldığınızdan emin olmalı, doktorunuza bildirmek istediğiniz belirtilerinizi ve varsa sorularınızı yazmalısınız.

Doktorunuzla birlikte kan şekeri, tansiyon, kolesterol değerleri hedeflerinizi belirlemelisiniz. Seyahatleriniz için de hazırlıklı olmalısınız.

Daha sıcak bir yere gidecekseniz veya saat farkı olan bir ülkeye uçuş yapacaksanız ilaçlarınızı seyahat öncesi ve sonrasında nasıl alacağınızı doktorunuza danışmalısınız.

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir